Skip Navigation Links

İnsanlığınızdan Utandığınız Oldu Mu Hiç

Shakespeare diğer yandan Montaigne İnsan her yerde aynı insandır.

seda ağçam

Gazete Köşesi   A+a-

Neye yarar insan dünyaları kazanıp da ruhunu kaybettiyse diyor Shakespeare diğer yandan Montaigne İnsan her yerde aynı insandır. Bir insanın yaradılışında asalet yoksa kâinatın tacını giyse yine de çıplak kalır. Size bir şey anımsatıyor mu bu sözler. Yoksa gene kendi kabuğunuzda kozadan çıkacağınız günü mü bekliyorsunuz?
Peki, insanlığınızdan utandığınız oldu mu? Ben utandım. Hem de öyle çok utandım ki kendime bile itiraf edemedim. Gözüme uyku girmedi. Gönlüme ateş düştü. Altı üstü yaşayıp gidecektik. Ama birileri illa Azrail’e iş çıkarmak adına sürekli ölümün değirmenine su taşımaya çalışıyor. Yaradan bile bizi üstün akıl ile onurlandırmışken akılsızlık ve boş beleş yaşamak moda haline gelir olmuş. İnsanın canını sıkan durum ise bu durumdan kimsenin rahatsız olmaması. Heyhat kimiz biz? Her gün eksilirken bir yanımız nasıl bu kadar umursamaz ve cani olabiliyoruz? Kendimize mübah gördüğümüzü neden başkasına günah addediyoruz. Toplumsal yozlaşmanın arşa çıktığı şu günlerde ülke olarak akıl tutulması yaşadığımız doğrudur. Eskilerden bahsederken gözlerimiz dolardı ya hani. Kaybettiğimiz o neşeyi o huzuru anardık ya şimdilerde kaybettiğimiz huzura rahmet okutacak olan kaybımıza üzülüyoruz. Biz insanlığımızı kaybettik insanlığımızı. Kimse bulmak için ilan vermediğinden haberimiz yok sadece kaybımızdan.
Kıyamet dağın taşın çökmesi değil bence, asıl kıyamet duyarsızlaşmak, bencilliğin kapanına kısılmak ve güç zehirlenmesi geçirircesine insanın varlığına tevazudan uzak anlamlar yüklemesidir. Empati, incelik, zarafet, kadirşinaslık, saygı ve sevgiyi trenlere bindirip yolcu etmemizin üzerinden bilmem kaçıncı yıl geçmişken yüreğimizde insanlık adına ne varsa yitirdiğimiz o günün buruk acısıdır içimizi acıtan. Elbette biliyorum hiçbir şey bilmediğimi ve ne çektiysek hep birilerinin ben biliyorum ayaklarına yatıp bizi elden ayaktan düşürüp yaşamın acımasız kollarındaki canavara yem ettiğini. Bilmek; önemsemek acı çekmektir, Bir şeyler için mücadele etmektir.
Ne çektiysek cahillikten eyy Ahali. Matrıx filminde Morpheus’un kurduğu cümle durumumuzu anlatıyor sanırım. Cehalet mutluluktur. İşte birileri hep mutlu olsun diye cehalete prim veriyor. Cahiller ordusunun neferleri her daim cahil kalabilsinler diye korkuya mahkum edilip, sorgulamayan zihinler, düşünmeyen beyinler istiyorlar bunu da nasıl yapıyorlar biliyor musunuz? Anlatayım midenizi aç bırakmakla tehdit ediyorlar. Evet evet yanlış duymadınız ruhunuzu aç bırakıp midenizi doldurun diye sizden insanlığınızı istiyorlar. Sorun nerede diye düşünme zahmetinde bulunursanız. Yanıtı soruda bulacaksınız. Sorun soru sormamanızda, sorgulamamanızda ben bunları hak ediyor muyum veyahut ben ben miyim diye dalmadığınız o sularda gizli.
Velhasılıkelam eğer bir gün kendinizden çok uzaklaşmış olduğunuzu fark ederseniz ki bu hiç de imkansız değil sorun kendinize insanlığımdan utandığım hiç oldu mu diye ve Herkesi dize getiren Napolyon’un şu sözü çıkmasın aklınızdan Mesut olduğum zamanlar insanları anlıyorum sanmıştım. Onları ancak felaket içinde tanımam mukaddermiş. Siz insanları anlamak için felaketleri beklemeyin çünkü enkaz altında kalacak olanlar sadece onlar olmayacak unutmayın. Hepimizin ortak bir görevi var o da kalın insanlığınızla…….
 
 
 
 
 
 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
 
 HARİKA DAĞ MANZARASI İLE DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN ARAYINIZ
 
öne çıkanlar