Skip Navigation Links

Ev Sizsiniz

Hemen hepimizin vazgeçemediği tek adrestir evimiz.

seda ağçam

Gazete Köşesi   A+a-

 Hemen hepimizin vazgeçemediği tek adrestir evimiz. Acılarımızın, anılarımızın, mutluluklarımızın ve en önemlisi de zamanımızın çoğu geçer o sıcacık yuvada. Kim olursanız olun sizden izler taşır, sizi siz yapan değerlerinizin toplamını orada biriktirirsiniz kumbara misali. Doğan güneşle uğurladığı sizleri, batan güneşle birlikte sizlere kavuşmak için açar kollarını.
Zamanla aranızda duygusal bir bağ oluşmaya başlar. Gözlerinizi ilk açtığınız o yer bağrına basar sizleri. Barınacak yerden çok daha fazlasıdır eviniz. Sonsuz ihtimaller zinciriyle tutsak olduğumuz hayatın, belki de kendimizle baş başa kalıp, yüzleşmekten kaçınmayacağımız tek duraktır. Duraktır dedim çünkü önünde sonunda nereye giderseniz gidin tekrar dönüp evinizle kucaklaşırsınız en sonunda.
Hayatınızın her evresi o durakta başlar ve durakta nihayete erer. Cansız sanmayın duvarlarını hele ki çatısı altında yaşadığınız yuvanın ham maddesi olan evinizi hiç te bir şeyden anlamaz sanmayın sakın. Gözlerinizden akan yaşı da, yüzünüze gelip konan tebessüme de kayıtsız kalmaz. Her daim yoldaşlık eder, günün sonunda bağrına basmak için özlem ve sabırla bekler sizleri. Demiştim ya hani kendinizle baş başa kalmanızı sağlayan o yer, her konuda ortağınızdır sizin. Çalınacak bir kapı, sığınacak bir yer ve daha da önemlisi insanın içini ısıtan sizi olduğunuz gibi kabul eden tek yerdir. Kimliğinizin tuvale resmedilmiş halidir desem yanılmış olmam herhalde. Zevklerinizin, öfkenizin, mutluluğunuzun dışa yansımış halinin kanıtıdır. Ruhunuzun mimarisidir özetle yani.
Hiç düşündünüz mü peki soğuğa da sıcağa da her türlü felakete de dayanır kalkan olur bizlere. Hiç de şikâyet etmez halinden. Fakat nasıl ki her şeyin bir ömrü varsa evlerimizin de bizlere daha fazla yoldaşlık etmesini istiyorsak küçük dokunuşlar ister bizlerden. Yaptığı onca fedakârlığa karşı küçük bir istekte bulunur. Bunu da dile getirmeye korkar, ürkek bir kuş misali yapmaya çalışır. Baktı ki önemsenmiyor onun da kalbi olan duvarlar çatlamaya başlar. Anlarız ki kırdık kalbini. Bizlere verdiği mesajın anlaşılmasını ister ve en çok da kendinden çok bizleri düşünür. Bir baba gibi sağlam durmayı, bir anne gibi şefkati, afacan bir çocuk gibi de kıpır kıpır olmayı öğretir bizlere. Hafızasına kaydettiği her şeyi arşivler. Ne zaman ki efkâr sizi ziyaret eder, işte o zaman tek tek anlatmaya başlar dile gelir sizinle. Geçmişe yaptığınız yolculukta kendisinin de sizin gibi ne kadar değişime uğradığını hatırlatır. Hiçbir şeyin aynı kalmadığını öğretmeye çalışır usul usul. Bir nevi de öğretmeniniz gibidir. Aşk diyorsunuz ya hani asıl aşk insanın tüm parçalarının yeniden toplandığı, küllerinden yeniden doğduğu mabedtir. Çünkü yaradandan ötürü sevmekle yükümlü olduğumuz yaratılanı saklar içinde. Siz bırakmadığınız sürece sizi asla bırakmayacak tek sevgilinizdir eviniz.
Velhasıl-ı kelam göbekten değil yürekten bağlandığınız bu adres, yaşarken ki mezarınız, ilk durağınız ve son duraktan önceki beklediğiniz yerdir. Kişinin fotoğrafıdır. Yaşamdaki izlerinizin tek tanığıdır. Hakkınızdaki her şeyi bilen fakat sizi ele vermeyen tek kadim dostunuzdur. İşte bu sebeple nereye giderseniz gidin varlığını her daim aradığınız ve en sonunda gene kollarına teslim olduğunuz o yer var ya yüreğinizin fısıltılarını size şarkı olarak sunar. Gecenin gündüzü örttüğü gibi varlığıyla huzur verir. Hayatın anlamı nedir diye sorsalar derim ki evde başlayan maceramın gene evde son bulmasıdır. İnsanın sloganı bence şu olmalı eğer sonunda eve dönmek varsa bir yerlere gitmek çok güzel.. Kalın sağlıcakla..
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
yazar'ın diğer yazıları
makale kategorileri
gazete manşetleri
öne çıkanlar