Skip Navigation Links

Ruh mu? Beden mi?

Bu haftaki konumuz başlıktan da anlaşılacağı üzere ruh ve beden ikilisinden oluşmaktadır.

Muhammet Ali Selçuk

Gazete Köşesi   A+a-

 Ruh ve beden nedir gelin ilk önce bunları konuşalım..
Sözlük anlamıyla ruh, felsefelerin insan vücudunda bulunduğunu kabul ettikleri, yaşamın özü saydıkları maddesel olmayan ölümsüz sayılan ilke. Aynı zamanda canlılık, duygu anlamlarında da kullanabiliriz. Peki ya beden nedir? Beden ise tüm bu canlı varlıkların maddi bölümü bir deyişle vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü. Bu birbiriyle zıt gibi görünen ama bir o kadar da birbirinden ayrı düşünülemeyen iki terimi hayatımızla birlikte örneklerle açıklayalım. Lafı çok uzatmadan sizleri de sıkmadan spesifik örneklerle kendi fikirlerimi sunmuş olacağım. Gerek meslek hayatım gerek ise gözlemlerimden çıkardığım kadarıyla insanların büyük bir çoğunluğu dış bedeninden, aynadaki görünüşünden rahatsızlık duyduğu için spora başlamakta. Sporu sadece fiziksel aktiviten ibaret görmek ne derece doğru bilinmez ama sporun ruhumuzu, zihnimizi beslediği kaçınılmaz bir gerçek.
 
Bir takım aynı fikire sahip insan senelerce hatta yaşamının genelinde kilo verme sürecinden geçiyor. Ya kendini çok zayıf buluyor ya da çok kilolu. Peki nedir bu geleneksel indeks? Zayıf olmak mı güzeldir sadece. Maalesef ki toplumsal mobbingler insanı kusursuz olmaya yitmektedir. Bazen giremediğin pantolondur bazen ise sarkan göbeğindir bu mobbing. Sırf aynadaki görünüşünden memnun olmadığı için kendini günlerce hatta haftalarca aç bırakan, duygusal boşluğunu tıkanırcasına yiyerek doldurmaya çalışan yolun sonunun nereye gideceğini bilmeyerek hareket etmek.. bunlar bu döngünün bir parçasıdır. Dış görünüşünüzün tabiri caizse kusursuz olması sizin ruhunuzu doyuruyor mu? Sabah kalktığınızda yemeklerle olan kötü ilişkiniz sizi gün içerisinde mutlu bir insana dönüştürüyor mu? O kırmızı elbisenin ya da o siyah smokinin içerisindeyken dış görünüşünüz kadar içiniz de ben burdayım diyerek parıldıyor mu? Ben toplu cevap vermiş olayım hayır. Hayatınız matematiksel işlemler için yeterince kısa. Tartıdaki rakamlar kadar da basit değil. Ruh doğru beslendiğinde emin olun ki bu somut şeylerin hiçbir anlamı kalmıyor.
 
Sezgileriniz bu dünyada size yön verecek en güzel dost. Bir sonraki antrenmanınıza kafanızdaki çöpleri bir kenara bırakarak sadece antrenman sırasında “an’ın” tadını çıkararak gelin.. İstediğiniz besinleri kendinize keyifle uyarlayın bu sürecin bir sınav ya da eziyet değil bir yaşam biçimi haline getirdiğinizi kendinize tekrar tekrar söyleyin. Bakın o zaman gözlerinizdeki ışık size daha çok parlamaya başlayacak. Sizi özel hissetirecek bir beslenme ve antrenman planıyla hem ruhunuzu hem de bedeninizi beslemeniz mümkün. Çünkü ruhunuzun keyif aldığı noktada bedeniniz de buna eşlik edecektir. İkisi kusursuz bir düzende hayat boyu sizinle.
Kendinizin düşmanı değil dostu olun.
 
 
Muhammet Ali SELÇUK
Mas Akademi Kurucusu
 
 
@mas_akademi
@pt.selcuk
 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
 
 
Enerjisa Hatay
Vatan Oto Tamir
öne çıkanlar