Skip Navigation Links

Düşüncenin Biyolojik Bedene Etkileri

Eğerin ve meğerin çoksa KEŞKEN de çok olacaktır.

Recep EKİNCİ

Gazete Köşesi   A+a-

 KEŞKE pişmanlıktır. Bu da sizi geçmişe götürür, geriye atar, kirletir ve özne (sebep olan) kişilere karşı kin ve nefreti tetikler, öfkeyi besler.
Eğer hala kızıyorsan, kendinle kavga ediyorsun demektir.
Eğer hala kırılıyorsan daha tam olgunlaşmamışsın demektir.
Eğer hala herkesi kınıyorsan affetme kabiliyeti kazanmamışsın demektir.
Eğer insanları koşullu menfaatin gereği seviyor ve çok konuda ayrım yapıyorsan, kendini de kınayıp sevmiyorsun demektir.
Bu kötü meziyetler seni sarıp sarmalamıştır demektir.
Bu kötü meziyetler senin kendi enerjini çalman demektir.
Tüm yazılanlar davranışlar nokta ile başlar.
Tüm hareketlerin başlangıcı da “TİTREŞİMDİR”
Her şey TİTREŞİMİN bir sonucu, ürünüdür.
Yüksek ateşli bir hastada titreşir.
Çok üşüyen biri de titreşir.
Donan su da, eriyen buz da, kaynayan su da titreşerek oluşur.
Biyolojik bedenimizi meydana getiren DNA’mız bizim genetik saatimizdir.
Yaşlanma hızımızı ve hastalanmamızı DNA’mız belirler.
DNA’mız her an hasarlanabilir ve hasta yapabilir.
DNA’mızın hasarlanmasına ve hastalanmamıza, zararlı yiyecekler, stres, yaşam kalitemiz, toksinler, çevresel etkiler neden olur ve yaşlanmamız hızlanır.
Hızlı yaşlanma “GENETİK HASTALIKLARIMIZIN” ortaya çıkmasına neden olabilir.
DNA’mız hangi sebepten dolayı hasar görürse görsün, hasar veren oluşum, DNA’ya ASİTİZE olarak zarar verir.
Ancak DNA’mız zarar gördüğünde, DNA’nın son halkasında enzimlenen TELOMER halkacığı imdadına koşar ve DNA’daki hasarları tamir eder.
Ne var ki, DNA’nın son halkasındaki TELOMER enzimi bittiğinde yaşlanmak, (yaşam kalitesi bozulur) hastalanmak ve sonunda ölüm kaçınılmaz olur.
Canlılar yaşamlarını sürdürmek için sürekli enerji üretir. Enerji üretebilmek için asit açığa çıkar. Bu asitleri karaciğer, böbrek, dalak ve bağırsaklar vasıtası ile toplanarak dışarı atılır. Ne var ki stres ve aşırı asitlenme bu atıkların toplanıp dışarı atılmasını yavaşlatır. Ve vücudumuzda toplanmasına (birikmesine) neden olur.
Buna vücudun küllenmesi, çöplükleşmesi de denilebilir. Bu küller, çöpler DNA’mızın hasarlanmasına, hastalanmamıza neden olur.
Gıdalarla kazandığımız şeker ve yağı MİTOKONDİRİLERİMİZ oksijen ile yakıp, bedensel enerjiyi üretiyor.
Kalp, karaciğer, beyin, böbrek vb. çok aktif olan organlarımızda daha yoğun mitokondiri bulunur.
Çizgili kaslarda da yoğun mitokondiri bulunur.
Sürekli olumsuz düşünceler; belleği, kalp damara sistemini, sindirim sistemini, uykuya olumsuz yönde etki yapar. Depresyonu tetikler.
Tüm hastalıklar ve kanserin oluşumunun ANA TEORİSİ bu teoriye göre oluşur.
Hasta (kanserli) hücreler şekeri sever, oksijeni sevmez.
Sağlıklı hücreler ise oksijeni sever, şekeri reddeder.
Bedenin ateşinin yükselmesi, vücudumuzdaki mikrop ve bakterilere karşı savaş başlattığının göstergesidir.
İshal oluşumuz, mide ve bağırsaklardaki zararlı besin ve maddelerin, vücudumuz tarafından bir an önce dışarı atma operasyonudur.
Kabızlık ise sindirim sistemimizin başka şeylerle (düşüncelerle) meşgul edildiği anlamına gelebilir.
Yediklerinden haz alıyor ve sağlıklı bir şekilde çıkarabiliyorsan hem psikolojik hem de biyolojik olarak sağlıklı yaşıyorsun demektir.
Olumsuz sosyo-psikolojik yaşantımız biyolojik bedenimize bir sigara, bir alkol, kötü bir yiyecek gibi etkileşim yapar. Beynimiz, PSİKOLOJİK OLARAK SİNDİREMEDİĞİMİZ, BİR DAVRANIŞI, ÖFKEYİ, KİN VE NEFRETİ, UĞRADIĞIMIZ BEKLENMEDİK BİR HAKSIZLIĞI, SİNDİRİLEMEYEN BİR BESİN OLARAK ALGILAR VE ORGANLARIMIZA SİNDİRME EMRİ VERİR VE KABULLENME ne kadar uzun sürerse beynimiz ilgili organı sindirme bombardımanına (emrine) tutar.
Bu da o organın yorgun düşmesine, hastalanmasına neden olur.
Stresli bir kişinin kalp çarpıntısı, böbrek yetmezliği, mide veya bağırsak ülserine yakalanması, vücudun alerjik hastalığına maruz kalması gibi onlarca hastalıktan bahsetmek mümkündür.
Amerikalı yazar Lonisel HAY’ın “DUYGULARIN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLEŞİMİ” listesini görebilirsiniz veya TRAVMA VE TEHDİTLERİN ETKİLEDİĞİ ORGANLAR listesini inceleyebilirsiniz.
Psikolojik olarak bize haz veren davranışlar ve duygularda, beynimizin mutluluk hormonları olan; Endorfin, Seretonin, Oksitosin ve Melatonin salgılamasına neden olacaktır.
Sağlıklı sosyo-psikolojik bir yaşam elde etmenin sırrı, kin, nefret (keşke, meğer vb.) ve öfkeden uzak durarak ve gelirine göre hayat standarttı (başkalarının yaşamına imrenmeden) oluşturarak yaşamınızı iademe ettirerek gerçekleştirebilirsiniz.
Son yaşanan COVİD-19 hastalığı gibi size bulaşmışsa, çevrendekileri de COVİD-19 hastası yaparsınız.
Kendini COVİD-19’dan korursan çevrendekiler de COVİD-19 hastası olmaz…!!!
Çünkü; huzur, mutluluk ve olumsuzluk, bulaşıcı bir sosyo-psikolojik bir yaşam (davranış) biçimidir.
 
 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
 HARİKA DAĞ MANZARASI İLE DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN ARAYINIZ
 
öne çıkanlar