Skip Navigation Links

Kilit

Hayatın koca bir açmaz ya da bir çıkmaz sokak olduğu yönünde bir tanımlama yapsam kaç kişi bana katılırdı?

seda ağçam

Gazete Köşesi   A+a-

Bu tanımlamanın doğru olduğuna inanmak için sebeplerim var benim. Düşünsenize sürekli bir vaiz gibi ne yapmamız, nasıl yaşamamız gerektiğini söyleyen ya da anlatan kişi ya da kişilere kendimizi kayıtsız şartsız teslim ederiz. Bu teslimiyetin altında çaresizlik yattığı ve bu çaresizlik sonucunda arapsaçına dönüşen yaşamamızı darmadağın ettiğinden dolayı bizleri düzlüğe çıkaracak yol işaretlerine ihtiyaç duyarız her zaman. Kimisi kendi yarasına kendi merhem olurken kimisi de kendisini içinde bulunduğu dipsiz kuyudan çıkaracak olanı bekler durur her zaman.
Gözlerimizi bizden beklenenlere açarız. Bununla birlikte omuzundaki yüklerle ilerlemeye çalışan insan hem kendine hem de toplumun kendisinden beklediklerini gerçekleştirmeye çalışır. Çoğu zaman pembe gözlükleriyle baktığı yaşam ona cazip gelse de kendisine hediye edilenin sürekli bir çaba hali olduğunu unutur çoğu insan.
Çabadan bahsetmişken sahi siz ne için çabalıyorsunuz? Ya da şöyle sorayım çabalamanızı gerektirecek bir meşguliyetiniz var mı? Bu çabanın altında bir zorunluluk mu var yoksa keyfinizin kâhyası boşa geçen zamanınızı değerlendirmeniz için elinize bir takım görevler mi tutuşturdu? Hiç sordunuz mu kendinize acaba benim çabaladığım şey gerçekten beni temsil ediyor mu diye? Yoksa Allah ne verdiyse bir gün daha bitti diyerek ölüme gün mü sayıyorsunuz? Attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değiyor mu? Bu soruları kendine soran insanların zaten sıradan olmadığını söylememe gerek yok sanırım. Çünkü bu sorularla kafa yoranlar ciddi anlamda yol alanlardır. Başkasının hayatını yaşamak ne derece kişiliğinize hakaret ise kendi değerini bilmemek de kendinize yaptığınız zulümdür. Sıkı durun kendinize zulmettiğiniz için zalim konumunda oluyorsunuz ve bunun için de çekeceğiniz acılar için rezervasyon yaptırmış gibi oluyorsunuz. İşte bundan dolayı insan hep gerçeğini arar durur. Ona bu şifrenin anahtarını verecek olana tam bir teslimiyet halinde olur. O yüzden hayatımızdan vaizler eksik olmaz. Kendi kendine yetecekken koca dünyaya sığamaz da her şeyin kendisinden bekleneceği kaygısıyla işeri sarpa saran bir varlık olarak hüküm sürer insan evladı.
Kilitlenmiş bir kapının ardında bizleri bekleyene olan merakımızdır hayatta diri tutan bizleri. Bu keşmekeş, bu kaos hep insanın kaybedip de bulamadığı gerçeğinin karanlıkta kalmış yanının yansımasıdır. Seviyoruz karanlıkları. Çünkü en iyi yaptığımız şey kendimize acımak ve bu uğurda her şeyi mübah görüp elimizden gelen her kötülüğü yapma hakkını kendimizde bulmamızdır. Elbette kendimize değer vermekten bahsetmiştim. Fakat bu değer sürekli kendimizi kutsayıp büyüklük tasladığımız bir ayin olmanın ötesinde bir başkasının hayatına el uzatmak için kendimize yapacağımız yatırımın ayak sesleri olmalıdır. Hayatlarımızın değerini ölçebilmenin yolu başkalarının yaşamlarına değer vermekten geçer. (David Gal ) işte bu parola ile kapının kilidini açacak olan anahtara ulaşabilirsiniz. Almanın yolu önce kendinizden verdiklerinizle açılır. Başarılı bir insan olmaya çalışmayın, değerli bir insan olmaya çalışın. Başarılı bir insan, hayattan verdiğinden fazlasını alır, değerli bir insan ise hayattan aldığından fazlasını verir. (Albert Einstein)
Demem o ki size dokunmayan yılan bin yaşasın diye diye kilitlediğiniz yüreğinizin paslı kapısının sesini duyma arzusuna kapılırsanız bilin ki biri sizleri insan olmaya davet ediyor demektir. Davete icabet etmemek de nezaketsizlik olacağına göre kendinize hoş geldiniz diyorum o zaman. Kalın sağlıcakla..
 
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Toplam (1) adet yorum var.
Özge aydemir 25 gün önce
Emeğinene sağlık cok güzel yorumlasın
yazar'ın diğer yazıları
makale kategorileri
gazete manşetleri
öne çıkanlar