Skip Navigation Links

Dolu ayakkabı kutusu ve Lütfü Savaş?lı CHP

Bugün bir genel, bir de yerel bir konuyla karşınızdayım.

Gazete Köşesi   A+a-


MEDYATİK BAKIŞ

 

Doğan SÜSLÜ

 

İletişim:0 532 728 45 53

 

e-mail:[email protected]

 

 

 

    Dolu ayakkabı kutusu ve Lütfü Savaş’lı CHP

 

   Bugün bir genel, bir de yerel bir konuyla karşınızdayım. Önce genel gündemi değerlendirmek istiyorum. Dünyanın hangi ülkesinde 17 Aralık 2013 operasyonuna benzer bir operasyon olsa ve bunlar iddia bile olsa soruşturma sonuçlanana kadar iddialara konu olan bakanlar istifa ederler. Bırakın üç ya da dört bakanın istifasını hükümet toptan istifa eder. Bizim ülkemiz Türkiye’de ise böyle bir şey talep edilmez. Bakın ana muhalefet ve diğer muhalefet partilerine hemen hepsi sadece skandala adı karışan bakanların istifasını istiyor. Oysa istifası istenmesi gereken bizzat hükümettir, hükümetin başı olan Başbakan Erdoğan’dır… Başbakan Erdoğan ile birlikte 61. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti 30 isimden oluşmaktadır. Bu 30 isimden 4 bakanın adı yolsuzluk skandalına bir şekilde bulaşmıştır. Yani 30 kişilik kabinen 4 isme bir şekilde çamur sıçramıştır… Dolayısıyla bana göre derhal hükümet istifa etmelidir…

 

   Çankaya’dan geri dönüyor

 

   17 Aralık operasyonu cemaatin ne derece organize ve etkili olduğunu gösterdi. Aslında Başbakan Erdoğan öteden beri kuşatılmış durumda. Başbakan artık eskisi gibi rahat değil. Üçlü kararnamelerde Cumhurbaşkanı Gül ile eskisi kadar uyumlu değil. Emniyet Müdürleri ile valiler kararnamesinde merkeze alınacak isimler sayıca fazla iken bu isimler Çankaya’dan geri dönüyor 20 isim yerine sadece 5- 6 isim değiştirilebiliyor. Hal böyle olunca Erdoğan bürokrasiye tam anlamıyla hâkim olamıyor. Sonuç olarak cemaatle birlikte hareket eden bir Gül’ün ve köşkün olduğu sıklıkla seslendiriliyor. Bu şartlarda cemaat destekli Gül’ün halen söz sahibi olduğu, yakın gelecekte de söz sahibi olacağını söylemek hayal olmaz. Kısaca Başbakan Erdoğan’ın ve Ak Parti’nin işi çok zor görünüyor.

 

   Salamura yaprak basar gibi

 

   Gelelim içi dolu ayakkabı kutularına. Bugün içi para dolu olan o kutuların içindeki para destelerinin biri açılmış olsa ve içinden üç adet 100 dolar alınsa (100X3=300 dolar) 300 dolar için bir ay boyunca çalışan vatandaşlarımız var. Ülkemiz nüfusumuzun önemli bir bölümü ay sonunu zor getirirken, birilerinin salamura sarma yaprağı basar gibi ayakkabı kutularına TL, Euro ve dolar basması gerçekten ne vicdana, ne ahlaka, ne dine ne imana ne de insanlığa sığmıyor! Böyle adalet, böyle bir düzen ve böyle anlayış olamaz ve olmamalıdır.

 

   Sandıkta hesap sormak

 

   Başbakan Erdoğan her fırsatta 30 Mart 2014 yerel seçimleri işaret ederek ‘Sandık önünüze geliyor. Tepkiniz varsa sandığa aktarın’ diyor. Başbakanın çağrısı yerinde ve mantıklıdır. Benim vergilerimiz, sizin vergilerinizi ve milli serveti iç eden birileri varsa elbette seçmen olarak bu işe meydan verenlerden ve yapanlardan hesap sormak en demokratik hakkımızdır. Silivri zindanları ve diğer bazı hapishanelerde yurtseverler, emekli paşalar, askerler, gazeteciler boşu boşuna yatarken elbet öne gelen sandık fırsatı en iyi şekilde kullanılacaktır. Bu arada en çok gazeteciyi hapse atan ülke olarak iki yıldır üst üste birinciyiz.

 

   En fazla hapis gazeteci Türkiye’de

 

   Kötü şöhretimizle ilgili haberin özeti şöyle; Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) Türkiye'nin dünyada en çok sayıda gazeteciyi hapse atan ülkeler sıralamasında iki yıldır üst üste birinci olduğunu açıkladı. Gazetecileri Koruma Komitesi'nin raporu, 2013 yılında dünyadaki hapis gazetecilerin yarısından çoğunun Türkiye, İran ve Çin'de olduğuna işaret ediyor. 2013 yılında mesleki faaliyetlerinden dolayı hapsedilmiş 211 gazeteci tespit eden CPJ, bunun 232 gazetecinin hapiste olduğu 2012'den sonra kayda geçen ‘en kötü ikinci yıl’ olduğunu belirtiyor. Kuruluşa göre, Türkiye hapishanelerindeki gazeteci sayısı, bazılarının tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmeleriyle, 49'dan 40'a indi.

 

   CHP Genel Merkezi ne yapıyor?

 

   Gelelim yerel konumuza. Hayırlı ve uğurlu olsun. Dünün Ak Partili Lütfü Savaş’ı, bugünün CHP’lisi oldu. Sanırım CHP Genel Merkezi bugünlerde ne yaptığını bilmez bir halde. Büyük bir olasılıkla Başbakan Erdoğan gibi Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’da fena halde kuşatılmış gibi görünüyor. Kılıçdaroğlu iyi niyetle hareket etmek istese bile birileri onu engelliyor. Sonuç olarak şunu anlatmaya çalışıyorum. CHP Hatay’da Lütfü Savaş’la yerel seçimi kazanamaz. Aksine, parti tabanına ve Hatay CHP seçmenine hatta kararsız seçmene Lütfü Savaş’la, savaş açar…

 

   Böylesi bir tercih Ak Parti ya da MHP’ye yarar

 

   Daha düne kadar Ak Partili olan Savaş, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğu için bir anda saf ve parti değiştirebiliyor. Peki CHP Genel Merkez yöneticileri böylesi siyasi zik zak yapan bir kimliğin, yarın kazara seçimi kazanırsa yeniden Ak Parti’ye geçebileceğini hiç mi hesap etmiyorlar. CHP Genel Merkezi büyük yanılgı içindedir. CHP’de Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adayı Lütfü Savaş olursa, bu önce Ak Parti’ye, ardından da MHP’nin büyükşehir için çıkaracağı aday ismine bağlı olarak MHP’ye yarar. CHP Hatay’da, Lütfü Savaş’la resmen siyaseten intihar eder. Bunu bilmek için siyaset uzmanı ya da siyaset dehası olmaya gerek yoktur. Bunu görmeyenler, yanıltıcı anketlere itibar edenler ve halktan uzak masa başı siyaset yapanlardır…

 

    CHP seçmeni, 31 mart sabahı öper!...

 

   Soldan, sağa, sağdan sola belki bayrak sallanır ama keskin ve ani bir geçişle Ak Parti’den CHP’ye geçiş seçmen tarafından hoş karşılanmaz, nitekim de karşılanmamıştır. Seçmen ve parti tabanı iradesine saygısızlık olarak görülebilecek böylesi bir anlayış, hiç şüpheniz olmasın ki CHP Hatay seçmeni tarafından cezalandırılacaktır. Lütfü Savaş’la Hatay’da CHP adına alınacak hezimetin sorumluları 31 Mart 2014 Pazartesi sabahı sakın bir yere gitmesinler. Hatay halkı onları teker teker öpmek için kuyruk oluşturacaktır!...

 

 

 


Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
yazar'ın diğer yazıları
makale kategorileri
öne çıkanlar