Skip Navigation Links

Ülkemizin Geleceği İçin Sahteciliğe İzin Vermeyeceğiz!

İnşaat Mühendisleri Odası İskenderun Temsilcilik Başkanı Bülent Seküçoğlu: Ülkemizin Geleceği İçin Sahteciliğe İzin Vermeyeceğiz!

Gündem   A+a-

İnşaat Mühendisleri Odası İskenderun Temsilcilik Başkanı Bülent Seküçoğlu:
Ülkemizin Geleceği İçin Sahteciliğe İzin Vermeyeceğiz!
İnşaat Mühendisleri Odası İskenderun Temsilcilik Başkanı Bülent Seküçoğlu, meslek onuru ve ülkenin geleceği için sahteciliğe hiçbir zaman izin vermeyeceklerini belirterek sert bir açıklama yaptı.
Yaptığı açıklamada bir çok meslek odasında örneğine rastlanan sahte belge ile mühendislik yapılmasının ülkenin geleceği için oldukça tehlikeli olduğuna dikkat çeken Bülent Seküçoğlu şöyle konuştu”
Son dönemde farklı meslek odalarında da örneğine rastladığımız “sahte belge ile mühendislik yapılması” konusunda genel merkezimizin araştırmalarının ve tespitlerinin sonuçlarını paylaşmak için bu basın toplantısını düzenlemiş bulunmaktayız.

Diğer pek çok meslek dalında olduğu gibi, mühendislik alanında da zaman zaman “sahte belge ve diploma” düzenleyerek mühendislik mesleğini icra etme yolunda girişimlere rastlanmaktadır. Bu tür girişimler, oda kaydı sırasında şubelerimizde yapılan incelemelerle, şikâyet üzerine ve Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı ile yaptığımız yazışmalar ile tespit edilmekte ve engellenmektedir. Tespit edilen isimlerin Odayla ilişkileri kesilmekte, ilgili idarelere (belediyeler, valilikler, organize sanayi bölgeleri vb.) önlem almaları için bilgi verilmekte ve Cumhuriyet Savcılıklarına da suç duyurusunda bulunulmaktadır.
Bilindiği gibi yasa gereği, kamuda çalışan inşaat mühendisleri dışında tüm inşaat mühendislerinin mühendislik mesleğini icra edebilmeleri için Odamıza üye olmaları gerekmektedir.
Odamıza üye olmak isteyenler, lisans diplomalarını şubelerimize ibraz etmek durumundadır. Yurtdışındaki üniversitelerden mezun olunması durumunda ise diplomaların yanı sıra, mezun olunan bölüme ilişkin YÖK’ten alınmış “Denklik Belgesi” de kayıt sırasında talep edilmektedir. Belgeler üzerinde yapılan inceleme sonrasında herhangi bir sorunla karşılaşılmazsa, oda üyeliği gerçekleştirilmektedir.
2009 yılı başlarından itibaren, özellikle Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunan bazı üniversitelerden mezun olarak, YÖK’ten alınan Denklik Belgesi aracılığıyla yapılan başvuruların gözle görülür biçimde arttığı gözlemlenmiştir. Başvuru yapan kişilerin yaşları, mezuniyet tarihleri ve denklik belgesi tarihleri arasında büyük bir uyumsuzluk olduğu fark edilmiştir. Bunun üzerine, 2009 yılı Mart ayında itibaren, yurtdışındaki üniversitelerden mezun olanların bu durumlarının YÖK’ten teyit edilmesi uygulamasına geçilmiş, geçerliliği YÖK tarafından teyit edilen Denklik Belgeleri ile yapılan başvurular üyeliğe kabul edilmiştir.

Son dönemde sahte belgeyle yapılan başvurularda yoğun olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunan bazı üniversitelerin diplomalarını kullandığını tespit edilmesi üzerine adı geçen üniversitelerden mezun olan tüm üyelerimizin belgeleri yeniden incelemeye alınmıştır. İlk inceleme sonucunda, 32 üyemizin YÖK’ten aldıkları
Denklik Belgeleri yüksek derecede şüpheli bulunmuştur. Bunun üzerine Odamız tarafından 18 Ağustos 2010 tarihinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na gönderilen bir yazıyla, söz konusu 32 kişinin denklik belgelerinin geçerli olup olmadığı sorulmuştur.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından 16 Eylül 2010 tarihinde Odamıza gönderilen cevap yazısında, “incelemesi yapılan 32 kişiden 29’unun denklik belgelerinin YÖK tarafından düzenlenmediği ve belgelerde bulunan imzaların sahte olduğu” bilgisi İMO Genel Merkezimize iletilmiştir.
Bu rakamla birlikte, YÖK ile teyit yazışmalarını başlattığımız 12 Mart 2009 tarihinden bu yana, teyidini istediğimiz 203 kişiden 40’ının Sahte Denklik Belgesi kullandığı tespit edilmiş bulunmaktadır.
Bu 40 isimden 3 tanesinin Azerbaycan’da bulunan bir üniversiteye, geri kalan 37 isminse KKTC’de bulunan üniversitelere ait diploma kullandığı görülmüştür. Bu durum, yaşanan sahteciliğin organize bir karakter taşıdığı şüphesini ortaya çıkarmaktadır. Söz konusu isimlerle ilgili gereken yasal işlemlerin başlatılması için genel merkezimizce Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulacaktır. Bu sahteciliğin niteliğinin savcılıklar tarafından yapılan tahkikat sonucunda açığa çıkartılacağına inanıyoruz.

Yapılan incelemelerde organize bir sahtecilik ihtimali belirdiği için, KKTC’de bulunan üniversitelerden aldıkları diploma ve YÖK’ten aldıkları Denklik Belgesi ile odamıza kayıt yaptıran 1312 (bin üç yüz on iki) kişinin tamamının durumlarının incelenmesi için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na başvuruda bulunulmuştur. 19 Ağustos 2010 tarihli bu başvurumuza ilişkin YÖK’ün cevabı İMO Genel Merkezimize henüz ulaşmamıştır, cevap ulaştığında kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Benzer bir sahtecilik durumunun ülkemizdeki üniversitelerden alınan diplomalar için de geçerli olabileceği göz önüne alınarak, bünyesinde İnşaat Mühendisliği bölümü bulunduran tüm Üniversitelerimizin rektörlüklerine birer yazı gönderilmiş ve son 15 yıllık mezunlarının listesi istenmiştir. Uzun zamandır talep ettiğimiz bu listeler elimize ulaştığında, oda kayıtlarımızla karşılaştırılarak, sahte belgeyle inşaat mühendisliği yapanları tespit etme imkanı doğacaktır.

İnşaat mühendisliği, toplumsal sorumluluğu olan bir meslek disiplinidir. Oturduğumuz evler, çalıştığımız işyerleri ve yaşadığımız tüm mekânlar, inşaat mühendislerinin mesleki bilgi ve birikimlerinin eseridir. Bu yapıların ehil olmayan kişiler tarafından üretilmesi, sadece mesleki açıdan değil, toplumsal açıdan da telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracaktır. Bu nedenle sağlıklı bir denetimin sağlanabilmesi için tüm inşaat mühendislerinin oda üyesi olmaları gerekmektedir. Ne var ki, 1983 yılında TMMOB Yasası’nda yapılan değişiklikle, kamuda çalışan inşaat mühendislerinin odaya üye olma zorunlulukları ortadan kaldırılmıştır.
Bu durum, kamuya ait tüm kurum, kuruluş ve genel müdürlüklerde, belediyelerde, TOKİ ve KİPTAŞ gibi kamu adına büyük inşaat projeleri yürüten kuruluşlarda çalışan inşaat mühendislerinin, odaya üye olma olmaksızın mesleklerini icra etmeleri sonucunu doğurmuştur. Bu kayıt dışılık, kamuda sahte belgeyle çalışan inşaat mühendislerinin tespitini olanaksız kıldığı gibi, serbest çalışan inşaat mühendislerinin denetimini de güçleştirmektedir.
Sahte belgelerle mühendislik mesleğinin icra edilmesinin önlenmesi, sahte belge üretiminin kazanç kapısı olmaktan çıkartılması ve yüksek öğretim kurumlarının isimlerinin kötüye kullanılmasının önüne geçilebilmesi için, tüm Mimar, Mühendis ve Şehir plancılarının TMMOB’ye bağlı odalara kayıt yaptırmaları gerekmektedir. Bu bağlamda üniversitelerimiz ile meslek odalarının kurumsal işbirliği şarttır.

İnşaat Mühendisleri Odası olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, mesleğimize gölge düşürecek her türden sahteciliğe ve olumsuzluğa karşı tavizsiz mücadelemizi sürdüreceğiz. Sahte belge kullanan isimlerin tespit edilmesi için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ve Üniversite Rektörlükleriyle yürütülen yazışmalar sonuçlandıkça, elde ettiğimiz verileri kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz.”
 

Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
son gelişmeler
öne çıkanlar