Skip Navigation Links
 

Mesleği; EV KADINI

 Mesleği; EV KADINI Günaydın dostlar. bahara merhaba demeye hazırlanan İstanbul'dan selamlar, sev

Gazete Köşesi   A+a-

Nagehan PARLAKOĞLUNagehan PARLAKOĞLU 
info@8gunhaber.com
 Mesleği; EV KADINI
Günaydın dostlar. bahara merhaba demeye hazırlanan İstanbul'dan selamlar, sevgiler yolluyorum size.Biraz sis, biraz soğuk, arada göz kırpan bir güneş var burada.Eminim ikinci memleketimde hava dayanılmayacak kadar güzeldir. Mor dağların gölgesindeki rüya şehir, çok özledim seni...
Bir zamandır yazamadım size. Günlük küçük telaşlar ve kelimelere sığmayacak kadar büyük bir mutluluk bağladı elimi kolumu. Dostlarım; sizinle de paylaşayım istedim bu mutluluğu. Ailemize geçtiğimiz ay minicik bir can katıldı. Hasan Baran bebek dünyaya selam derken bana da anneanne olmanın sevincini getirdi. Ne güzel bir duygu, anlatamam yaşamanız lazım.
Sevincimi doya doya yaşarken, ülkemizin sıkıntılarından sıyrıldım sanmayın sakın. Fazla mutlu olay yaşanmıyor çevremizde. Nereye dönsen sıkıntı, kime baksan dertler yumak olmuş gönlünde. Herkesin kanayan bir yarası var gibi.Bunlara bakıp yüreğim daralıyor elbette ama karamsar değilim. Güzel günlerin geleceğine yürekten inanıyorum..Gelecek dediğime bakmayın, lafın gelişi o.. Güzellikleri getirecek olan biziz, kimse yollamayacak bize, gökten zembille de inmeyecek.Gücümüzü birleştirip aydınlık Türkiye'yi biz kuracağız. Atamızın kurduğu kadar aydınlık, O'nun zamanındaki kadar geleceğe güvenle bakan bir Türkiye... Hepimizin hayali bu değil mi?
Ama... Evet amalar çok işte. Ben bugün bu amalardan birini paylaşacağım sizinle. Çocukluğumdan beri anlam veremediğim bir konuyu yazacağım.Yazımın başlığını gördünüz sanırım, mesleği: Ev kadını... Dışarıda çalışanların bu sözle nasıl aşağılandığına hiç girmeyeyim, bitmez o zaman bu yazı.. Bizim evimizin yemeğini başkaları mı yapıyor? Çocuklarımızı başkası mı büyüttü? Yok, biz de yapıyoruz evdeki bütün işleri. Konu bu değil dostlar, benim takıldığım başka bir şey. Ev Kadınlığı nasıl bir meslektir ki bu sektörde hiç sigortalı çalışan yoktur? Nasıl bir iştir ki bu senelik izin verilmez, hafta sonu tatili de yoktur? En acısı da ömür boyu çalışsanız bile emekli olup bir köşeye çekilme şansınız yoktur!Bunca yıl hepimiz için canla başla çalıştın, al bu emekli ikramiyen, bu da emekli maaşın, güle güle harca alın terinin karşılığını demez kimse...İyi kocadan bir teşekkür alırsın da, kötüsünün kaşık düşmanı olursun neticede.. Eve bir gün ekmek mi getirdin, ne katkın oldu sözünü duymak da cabası..
Evet, ben bunu anlamıyorum işte dostlarım...Dört duvarı yuva yapan kadına reva gördüğümüz bu işte...Geri aldım sözümü, biz değil siz beyler, evet siz yapıyorsunuz bunu analarınıza, eşlerinize.Eskiden analarımızın yeterli eğitimi yokmuş, iş alanı da yokmuş onlar için. Evin içinde geçirmişler ömürlerini,çocuk büyütmüşler, taşı aşa çevirmişler fedakarlıklarıyla.Ama o devir geçti beyler, eski çamlar bardak oldu çoktan... Dünya dört nala ilerliyor, çalışan milletler bizi yaya bırakıyor bu yarışta. Bana kızabilirsiniz bol bol aldırmam buna.Ama uyanın, etrafınıza bir bakın artık...Karısını eve kapatanlara bu sözüm, beyler siz neden korkuyorsunuz? Karınızdan mı, kendi yetersizliğinizden mi? Bu kadar mı güveniniz yok kendinize?Dışarı çıkar, gözü açılır, para kazanınca beni bırakır diye mi endişeniz? Sevgiyle değil,parasızlık korkusuyla mı tutuyorsunuz eşlerinizi yanınızda? Ve sonra nasıl emin oluyorsunuz sevildiğinizden? Sizi terk edecek gücü olmayan kadın, sırf bu yüzden yanınızda kalıyor diye mutlu mu oluyorsunuz? Yetmiyor, kız çocuklarınızı da okutmayarak, çalıştırmayarak mutsuzluğa, çaresizliğe mahkum ediyorsunuz....Bir kaç sorum var size: Bunca vebalin altıdan nasl kalkacaksınız? Ve nasıl vereceksiniz bu sorunun cevabını her iki dünyada? Kimden aldınız bu hakkı? Düşünün siz bulun cevabı..
Sevgiyle kalın...ama hak ettiğiniz kadarıyla...
 
Diğer tüm yazıları için buraya tıklayın!
Adınız
:
Mail
:
Mesajınız
:
Bu içeriğe ilk siz yorum yapın!
makale kategorileri
 
zafer lisesi
SEM USTA
senol ticaret
 
gazete manşetleri
öne çıkanlar